29 Eylül 2011 Perşembe

Ofis masam çok dağınık
Kafamsa çoktan dağınık
Biraz soluklanmak için
Biraz yazı yazayım dedim.

Çok saçmalamakla alakalı
Ciddiyetse biraz fazla pahalı
Ciddi olmadığım zamanlarda ödediğim bedellere bağladım

Çok rahat biraz batar
Herkese batar.
Bazense gemiler batar
Gün batar
Güneş doğar..

Ama ciddiyet yine pahalı
Ben o lükslerin içinde büyüdüm
Rahatlığımı bıraktım
Bedelini ödedim
Saklambaç oynadım
Aklımı oynattım.

22 Eylül 2011 Perşembe

ŞÜKRİ(YE) SARAÇOĞLU'NA KADIN ELİ DEĞDİ.

Dünya'da bir ilk olmalı, statta sadece kadın ve çocukların izlediği bir futbol maçı.
"Siz erkekler! Gün gelecek evde karınızın maçtan gelmesini bekleyeceksiniz." desek bir tarafınızla gülerdiniz. Artık yeni nesil babasıyla değil de, annesiyle el ele yanında sütünü de alıp maça giderek büyürse hiç şaşırmayın. Bundan sonra cezasız oynanan bütün maçlara böyle bir ceza gelsin, razıyız. Şükri(ye) Saraçoğlu'na kadın eli değdi. Güzel olmadı mı? Küfürsüz bir maçtı."İbne Trabzon Olamazsın Şampiyon!" dışında..
Masum, samimi tepkilerimiz vardı.
Totem yaptık.
Rujumuzu sürüp süslendik.
Lacivert sarı ojelerimizle renklendik.
Göz kalemlerimizle FB yazdık.
FB formalarımızı giyindik.
Elimizde telefon sürekli resim çekindik.
Hatıra pozları verdik.
Anneler vardı
Çocuğunu getiren
Kucağında emziren
Yanında kurabiyesini yediren
"oğlum küfür etme,ayıp" diyen ..

Fenerbaheçeye gelince top "aaaaay" dedik heyecanla.
Rakibe gelince "yuhh" diye bağırdık masumca.
4dk uzatmalarda bir gol atıldığında
Ofsayt olduğunu bilmeden
Gol sandık..

İşte böyle hikaye bizimki de..

18 Eylül 2011 Pazar

ASMALIMESCİTTEKİ MASA TARTIŞMASI

Geçtiğimiz aylarda zabıtanın Asmalımescitteki masaları ani bir şekilde kaldırmasıyla hepimiz şok olmuştuk.İlk olarak Ramazan dolayısıyla mı kalıdırıldı gibi bir izlenim oluşmuştu ve bir ay sonra eski haline döner diye umut ediyorduk. Ne zaman Ramazan bitti. Masalar  konmadı. Üstüne Cihangir deki masalar toplatıldı. Anladıkki Beyoğlu Belediyesi'nin ciddi hesapları (!) var. Belediye olarak haklı veya haksız sebepleri var. Örneğin, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan,dükkanların büyüklüğü, müşteri kitlesi, ruhsatları vb şeylere baktıklarını söylüyorlar. Restorant ruhsatı olmayan bir dükkan bile gece bar olabiliyor. Bknz. hizmet sonrası aldığınız fişlere. Mesela sabah bir turizm şirketi olan dükkan 6'dan sonra nargile hizmeti verebiliyor. Dükkan sahibi büyüklüğüne bakmadan ezbere masa koyabilmiş şimdiye kadar dükkanın önüne.
Amaç, kalabalığı azaltıp müşteri memnuniyeti sağlamak olsa da dükkanları kontrol altına almak gibi geliyor. Yani bir taraftan usulsüzlüğü azaltmak ama bir taraftandan da verilmiş hakları geri almak.. Umarım belediye, hem dükkan sahipleri hem Asmalı'nın asıl sahipleri ile güzel bir noktada uzlaşan kararlar alınır.
 Belli bir kültüre sahip bir yer Beyoğlu.
Yasaklamalarla bastırılmak yerine
Yeni bir kültürü ortaya çıkaran bir yer.
Bu yasakla da varolmayı bilen..

16 Eylül 2011 Cuma

KAPLUMBAĞACILIK

Hangimiz oyun içinde olduğumuzu farkedeceğiz?
Bu oyunu oynamaktan vazgeçip, kendimizi değiştireceğiz?

İnsan kılığında dolaşıyoruz el mecbur
Ruhumuz da kaplumbağa zorunlu..

Dört duvar arası eşittir
Kabuğa sıkmış bedenler..
Yerinde sayan beyinler..

Kaplumbağacılık oynamak esas göreviniz..
Sakın değişmeyiniz..

13 Eylül 2011 Salı

MASABAŞI KÖLESİ

Kölelik, modern zamanlarda sıkça karşımıza çıkan bir kavram olmamasına rağmen eski çağlardan beri 19.yüzyıla kadar farklı biçimlerde varolmuştur. Ya anne babası köledir,ya savaşta tutsak edilmiştir ya da cezalandırılmıştı ki o yüzden köle olmuştur. O zamanki köleler vatandaş bile sayılmıyordu çünkü bütün hakları elinden alınmıştı varolma hakları bile.
düşüncelerini bile söyleyemezdiler
zaten insan değildirler.
 O zamanlar hiçbir hakları yoktu
 insan kılığındakiler kölelerdi
Modern zamanlarda adı değişti sigortalı(sız) çalışan oldu.
Tek çare vardı azat edilmekti..
Masabaşı kölesi koydum adını.
Hak ve özgürlükleri vardı.
 Birer vatandaştı.
 Tarlada çalışmazdı
Masanın başındaydı..
Tek bir yol vardı
 O da kovulmaktı..
Yoksa para alamazdı Tazminat da.

6 Eylül 2011 Salı

YALAVA

Bir türlü söyleyemiyorum şu Yalavayı pardon yalovayı.. Çok zor geliyor okunması.Bayramda gitme fırsatı buldum. İstanbul çevresinde yazlıkçılar için güzel bir yer. Depremden sonra daha çok sağlamlaştırmışlar binaları..Her bina için böyle değil tabi..
Denizi analarla dolu..
iskelesi babalar..
Motorla açılırsan denizi süper..
Ama yeşillik,
salıncakta sallanmalık
Yollarda bisiklet sürmelik,
havuza balıklama atlamalık.. Güneşi güzel de yakıyorr... Maşllahh.
Bu gadget'ta bir hata oluştu